Kalbime bilenen bıçağı arıyorum…
Büyütemediğim harflerim var ellerimde suskun,
Kurdeleler sarmak istediğim gülümsemen çoğalıyor düşlerimde
Ve ilerlediğim hiç bir yerde yoksun.
Yüzünün gözlerimden çekildiği ânı hatırlıyorum…
Denize benzeyen bir çarşaf dinginliğinde her yanım durgun,
Su gibi duru tenin ve terin yok artık gecelerimde
Odamda izlerin halâ ilkbahar gibi kokuyorsun.
“Nietzsche’yi böyle avladılar. Nasıl okunduğunu görseydi hiç yazmamış olmayı tercih ederdi.”
[Emrah Serbes]
(via delidolubiri)
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim